Jump to content
Sign in to follow this  
speed0972

Dragonya Balığı Soktuğunda Ne Yapmalıyız..

Recommended Posts

Hidden Content

    Give reaction or reply to this topic to see the hidden content.
 
 
Dragonya soktuğunda ne yapmalıyız.
 
Vedat ABAYOĞLU bilgilendirmesinden alıntıdır.....
 


Hemen yanınızda bulunması ihtimali olan bir çakı, bıçak yada kaşık gibi bir metali çakmağınızla ısıtınız.

Sokulan yere olabildiğince yaklaştırınız.
Elbette sıcak metali teninize yapıştırmayınız, olabildiğince yada dayanabildiğiniz ölçüde yaklaştırınız.

Bu işlemi birkaç kere tekrarlayınız.

Sonrasında evde sıcak su kaynatıp elinize sokup bekletebildiğiniz kadar bekletir iseniz, ertesi gün pek bir şeyiniz kalmayacaktır.

Peki neden iyi gelir sıcaklık;

Bilindiği gibi zehirde bir kimyevi maddedir. Sıcakla temas eden zehrin kimyevi terkibi bozulur ve zehir gücü seyrelir.Dolayısıyla zehrin etkisi fazla olmaz acısı kısa sürer ve hasta kısa sürede iyileşir.
 
 
Bizzat av esnasında bir kaç kez rastladım...Solungacı ve sırtındaki dikeni tehlikeli oldukça da hareketli bir balık..Oltadan alırken havlu türü kalın kumaş kullanmayı tavsiye ederim...Ama çok  dikkatli olmak şartıyla...Yoksa yukarıda alıntı olarak verdiğim uygulamayı yapmak zorunda kalırsınız...

Hidden Content

    Give reaction or reply to this topic to see the hidden content.
/emoticons/smile@2x.png 2x" width="20" height="20" />
 
Rastgele dostlar....

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bilgilendirme için teşekkürler. Maalesef bizim denizlerimizde oldukça sık rastlanmakta. (Bende sitedeki bazı arkadaşlar ile bir balık avında takribi 1/2 kiloya yakın  yakalamıştım da hiç riske girmeden misinayı kestim.) Bazı usta balıkçı arkadaşlarımızın dahi gayr-i ihtiyari dokunup hastanelik olduklarına şahit oldum.

Selam ve sevgiler.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bu Dragonyanin  asagiyukari 30 cm lik ebatta  olani beni ve bir arkadasimi ayni anda sokarak hastanede serum yememize sebeb olmustu ,O zamanlar civarimizda olan yasli balikci abiler  sokulan yeri (tabiki ellerimizi) af buyurun  idrarla yikamamizi tavsiye etmisti fakat pek de fayda etmemisti,

Hidden Content

    Give reaction or reply to this topic to see the hidden content.
/emoticons/smile@2x.png 2x" width="20" height="20" /> ,Elimin balon gibi sismesini ve bir kac gün felcli gibi olmasini cektigim aciyi hic bir zaman unutmam sene 1979 yiliydi .. O günden beridir tanimadigim hic bir baligi ellemem ve süpheli bir balik yakaladigimda civarda soracak kimse yoksa igneden keser atarim.. Bu anlatilan yöntemin hem basit ve hemde yararli olacagina inaniyorum,Tesekkürler verdiginiz bilgiler icin ..

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bu Dragonyanin  asagiyukari 30 cm lik ebatta  olani beni ve bir arkadasimi ayni anda sokarak hastanede serum yememize sebeb olmustu ,O zamanlar civarimizda olan yasli balikci abiler  sokulan yeri (tabiki ellerimizi) af buyurun  idrarla yikamamizi tavsiye etmisti fakat pek de fayda etmemisti,

Hidden Content

    Give reaction or reply to this topic to see the hidden content.
/emoticons/smile@2x.png 2x" width="20" height="20"> ,Elimin balon gibi sismesini ve bir kac gün felcli gibi olmasini cektigim aciyi hic bir zaman unutmam sene 1979 yiliydi .. O günden beridir tanimadigim hic bir baligi ellemem ve süpheli bir balik yakaladigimda civarda soracak kimse yoksa igneden keser atarim.. Bu anlatilan yöntemin hem basit ve hemde yararli olacagina inaniyorum,Tesekkürler verdiginiz bilgiler icin ..

 

 

İlginç bir tecrübe Ahmet abi.. Nasıl olduda ikiniz birden sokuldunuz

Hidden Content

    Give reaction or reply to this topic to see the hidden content.
/emoticons/smile@2x.png 2x" width="20" height="20"> Meraktan bu ne diye bakarken olmuştur herhalde

Hidden Content

    Give reaction or reply to this topic to see the hidden content.
/emoticons/smile@2x.png 2x" width="20" height="20">

Share this post


Link to post
Share on other sites

 Ramazan Kardesim madem merak ettin  yazayim..Botla Kadiköy fenerbahce aciklarinda avlaniyorduk izmarit baliginin cok oldugu bir dönemdi bizde izmarit takimlari ve yemleri ile bu baliga cikmistik, Tabiki genclik aramizda kim daha irisini ceker havalari ile yarisirken ben Dragonyayi cektim ve baba bir izmarit sanarak daha havada elime alinca önce sanki elektrik carpmasi gibi bir vurus ve ardindan zaman gectikce artan bir agri ile baligi bota attim kankam adnan da (kendisi sonralari  izmir Aliagada yillarca dalgiclik yapti ve emekli oldu)  "bir baligi bile igneden cikaramadin "diyerek bana hava atmaya calisinca tabiki kendiside carpildi ve bu konu hala aramizda gülerek anlattigimiz bir muhabbet özelligini tasir,,Benim igneyi yedigim yer avucumun icinden gecen bir sinir yeriyimis bu yüzden dahada sancili ve berbat bir durum yasamistim 1979 son baharina yakin bir tarihti ,, 

Share this post


Link to post
Share on other sites

Değerli Forum üyesi kardeşlerim Merhaba

Aranıza yeni katılmanın memnuniyetini ve onurunu yaşıyorum.Çok yararlı bilgilerin gayet seviyeli ve samimi bir şekilde ortaya konulması takdire şayan.

20 yıl kadar önce Antalya bölgesinde genellikle EDREKENE diye anılan bu balığın bende gazabına uğradım.Minare boyu sivri kayalarla kaplı olduğu için büyük profesyonel balıkçı teknelerinin pek yaklaşmadığı Anamur-Melleç koyundan açıldığımızda daha büyüklerini misinayı keserek tekneye dahi almadan denize iade etmemize karşın en fazla 10 cm kadar bir trakonya ya kıyamıyarak oltadan havlu yardımı ile çıkartmaya çalışırken balığın gösterdiği ani refleksle işaret parmağımdan çarpıldım.Sancısını ve omuzuma kadar şiş mesini hala unutamam.Anamur devlet hastanesinde serum uygulanması sonrası bir kaç gün sonra rahatladım ama aradan geçen bunca yıla ragmen o parmağımda bir hassasiyet halen devam etmektedir.Lütfen benim düştüğüm hataya düşmeyiniz.

Anamur - Melleç koyunda yaşadığım korku filmi benzeri korkunç Hortum macerasını bir sonraki yazımda aktarmayı düşünüyorum.

Saygılar

Zeki

Share this post


Link to post
Share on other sites

Değerli Forum üyesi kardeşlerim Merhaba

Aranıza yeni katılmanın memnuniyetini ve onurunu yaşıyorum.Çok yararlı bilgilerin gayet seviyeli ve samimi bir şekilde ortaya konulması takdire şayan.

20 yıl kadar önce Antalya bölgesinde genellikle EDREKENE diye anılan bu balığın bende gazabına uğradım.Minare boyu sivri kayalarla kaplı olduğu için büyük profesyonel balıkçı teknelerinin pek yaklaşmadığı Anamur-Melleç koyundan açıldığımızda daha büyüklerini misinayı keserek tekneye dahi almadan denize iade etmemize karşın en fazla 10 cm kadar bir trakonya ya kıyamıyarak oltadan havlu yardımı ile çıkartmaya çalışırken balığın gösterdiği ani refleksle işaret parmağımdan çarpıldım.Sancısını ve omuzuma kadar şiş mesini hala unutamam.Anamur devlet hastanesinde serum uygulanması sonrası bir kaç gün sonra rahatladım ama aradan geçen bunca yıla ragmen o parmağımda bir hassasiyet halen devam etmektedir.Lütfen benim düştüğüm hataya düşmeyiniz.

Anamur - Melleç koyunda yaşadığım korku filmi benzeri korkunç Hortum macerasını bir sonraki yazımda aktarmayı düşünüyorum.

Saygılar

Zeki

Aramiza Hos geldiniz Zeki bey ,Sanirim yanlis okumadiysam yasiniz benden büyük  size abi diye hitab etmek istiyorum ,Dogru site ve adreste oldugunuzu ilerki günlerde daha iyi anlayacaginiz umuyorum sizinde degerli tecrübelerinizi bizlerle paylasmanizi bekliyoruz..Keyifli paylasimlar dilerim..

Share this post


Link to post
Share on other sites

Değerli Forum üyesi kardeşlerim Merhaba

Aranıza yeni katılmanın memnuniyetini ve onurunu yaşıyorum.Çok yararlı bilgilerin gayet seviyeli ve samimi bir şekilde ortaya konulması takdire şayan.

20 yıl kadar önce Antalya bölgesinde genellikle EDREKENE diye anılan bu balığın bende gazabına uğradım.Minare boyu sivri kayalarla kaplı olduğu için büyük profesyonel balıkçı teknelerinin pek yaklaşmadığı Anamur-Melleç koyundan açıldığımızda daha büyüklerini misinayı keserek tekneye dahi almadan denize iade etmemize karşın en fazla 10 cm kadar bir trakonya ya kıyamıyarak oltadan havlu yardımı ile çıkartmaya çalışırken balığın gösterdiği ani refleksle işaret parmağımdan çarpıldım.Sancısını ve omuzuma kadar şiş mesini hala unutamam.Anamur devlet hastanesinde serum uygulanması sonrası bir kaç gün sonra rahatladım ama aradan geçen bunca yıla ragmen o parmağımda bir hassasiyet halen devam etmektedir.Lütfen benim düştüğüm hataya düşmeyiniz.

Anamur - Melleç koyunda yaşadığım korku filmi benzeri korkunç Hortum macerasını bir sonraki yazımda aktarmayı düşünüyorum.

Saygılar

Zeki

 

Zeki abicim aramıza ve ailemize hoşgeldin... Umarım ortamın sıcaklığı senide ısıtır

Hidden Content

    Give reaction or reply to this topic to see the hidden content.
/emoticons/smile@2x.png 2x" width="20" height="20">  Merakla bekliyorum şu hortum maceranı

Hidden Content

    Give reaction or reply to this topic to see the hidden content.
/emoticons/smile@2x.png 2x" width="20" height="20">

 

Saygılar sevgiler...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Ramazan Bey Kardeşim

 

Sicak karşılamanız için çok teşekkürler.Hoşbulduk sizleri...

Hortum maceramı aktarmadan önce izninizle aşağıdaki girizgahı yapmak istiyorum.

 

Bir zamanlar nasıl BALIKCILIK YAPARDIK...

 

Antalya merkezde bulunduğum 20 – 25 yıl kadar öncesi dönemde daha farkli meralar keşfetme heyecanı içinde 2 arkadaşımla beraber remorka bindirdiğimiz teknemiz arkamızda Antalya-Manavgat-Alanya –Gazipaşa güzergahından sonra müthiş virajları ve sarplığı ile ünlü Torosların ve Akdenizin o güzel manzarası eşliğinde 250 km lik zorlu bir yolculuk sonrası hedefimize ulaşabiliyorduk.Tabiki o zaman bu yolculuğa neredeyse her hafta çıkmayı gözümüz kesecek kadar gençtik herhalde ...

 

Bu bölgede yaptığımız balıkçılığı keyifli hale getiren unsurlardan başta gelen çok kaliteli balık çeşitlerini bolca yakalama imkanı olması yanısıra hemen Melleç koyunun kenarında tuttuğumuz balıkları pişirttirmek-muhafaza ve kendimizinde istirahat edebileceğimiz 8-10 bungalowu bulunan bir restoran bulunması bizim için bir nimetti.

Eğer Akşam hava kararmadan 2-3 saat once orada olabilirsek hemen denize inip koyun dışına bile çıkmadan 35-40 metrelerde akşama bize ve restoranda satmaya yetecek en az 3-5 adet 1 kg üzeri lagos vs. yanında herbiri 150 – 500 gr arası 25-30 mercan tutarak restorana döner ve aşçıya taze taze yandaki bahçeden toplanmış yeşillik ve müthiş lezzetli domateslerle yapacağı salata yanında yiyebileceğimiz kadar balığı pişirmesi karşılığnda balıkların hepsini teslim ederdik.Bu balıklardan müşterilerine satabilecek olması restoran sahibinin boş olan bungalowlarından aldığı para kadar hoşuna giderdi .

 

O zamanlar Antalyaya dönüşte neredeyse teknenin içini kaplayan 2 büyük özel yapım buzluklarımız için buz vermesine karşılık buzluklara sığdıramadığımız balıklara elkoymasıda onun en büyük keyfiydi…

 

Bungallowlarımızdaki 2-3 saatlik uyku sonrası aşçının seslenmesi ile hazır sofraya dalardık….Karnımız doyup kendimizi daha iyi hissetmemiz den sonra parakete yemleme hazırlığına geçerdik. Ne günlerdi o günler….Neyse başka bir zaman parakete maceralarınada değinmeye çalışırım.

 

Düzenlediğimiz böylesi hafta sonuna sıkıştırılmış balık seferleri dönüşümüzde herbirimiz hiç Hilafsız 30 – 40 ar kilo genellikle mercan- fangri gibi kaliteli balıkla dönüp komşularımız ve balığa gitmekten hoşlanmayan ama balık yemeyi seven arkadaşlarımız tarafından memnuniyetle karşılanırdık.

 

Artık böyle jestler yapabilecek bereketli avların hayali bile çok güzel…

 

Not: Bu yazıyı acaba buraya mı yazmalıydım diyorum.

Acemi forumcunun kusuruna bakmayın hatası varsa lütfen düzeltin...

 

Selam ve sevgiler

Edited by zeki

Share this post


Link to post
Share on other sites

Evet Zeki abi,malesef O bereketli dönemler mazide ve hatiralarda kaldi ve öyle özlemisizki O günleri hatiralarini bile bizlerle paylasanlari bile heycanla okuyup kendi tecrübelerimizlede birlestirip  buruk bir ruh haliyle  ic geciriyoruz  ,, Insallah gelecek nesiller ve torunlarimizda bu güzelliklerden nasibini alir !!

Share this post


Link to post
Share on other sites

Sayın Ahmet Uğur Bey Kardeşim

 

Sıcak ve samimi karşılamanıza çok teşekkür ederim.

Bana abi demenizin beni onurlandırdığını bilmenizi isterim.

Anladığım kadariyle Antalyada yaşamaktasınız.

Allahtan bir mani olmazsa bende 11 - 21 Ekim arası Antalyada olacağım.

Antalyada bulunan teknem ve sevgili arkadaşım Sayit Bey yanısıra

tabiki balıklar yolumu bekliyor...Sayit Bey program yapmaya başlamıştır bile.

Bayramın ilk 3 günü hariç hava izin verirse paso balıkta olmak istiyoruz.

Nasipse arzu ettiğiniz takdirde ve müsait olursanız orada görüşebiliriz.

 

Üstteki yazınızı ve Almanyada bulunduğunuzu son anda farkettim..

ve iyi dileklerinize kalpten iştirak ediyorum.

 

Selam ve sevgiler

Edited by zeki

Share this post


Link to post
Share on other sites

Sayın Ahmet Uğur Bey Kardeşim

 

Sıcak ve samimi karşılamanıza çok teşekkür ederim.

Bana abi demenizin beni onurlandırdığını bilmenizi isterim.

Anladığım kadariyle Antalyada yaşamaktasınız.

Allahtan bir mani olmazsa bende 11 - 21 Ekim arası Antalyada olacağım.

Antalyada bulunan teknem ve sevgili arkadaşım Sayit Bey yanısıra

tabiki balıklar yolumu bekliyor...Sayit Bey program yapmaya başlamıştır bile.

Bayramın ilk 3 günü hariç hava izin verirse paso balıkta olmak istiyoruz.

Nasipse arzu ettiğiniz takdirde ve müsait olursanız orada görüşebiliriz.

 

Üstteki yazınızı ve Almanyada bulunduğunuzu son anda farkettim..

ve iyi dileklerinize kalpten iştirak ediyorum.

 

Selam ve sevgiler

Ben aslen istanbul kadiköylüyüm ve almanyada yasamaktayim Akdeniz e olan sevgim sebebi ilede antalya kas civarlarina yerlesme hazirliklari yapmaktayim ,genelde yazlari veya ilk baharda tatil veya  evin isleri dolaysi ile O civarlarda bulunuyorum davetin icin tesekkür ederim insallah nasip olursa bi dahakine eger oralarda olursam görüsürüz misafirim olursunuz..

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bilgilendirme için teşekkürler,

bu balık cinsi öyle bir cinstirki  kendini hemen belli ediyor,nasılmı?

sudan çıkınca yerinde hiç durmaz,devamlı zıp zıp sokmak için uğraşır durur.diğer balıklar gibi şişip sersemlemiyor ve kolay kolayda ölmüyor.Ölüsünde bile zehir uzun süre aktif oluyor,

ikinci özelliğide sırt yüzgecinin rengi,doğada tüm zehirli canlılar müthiş güzel renkleri ve benden uzak durun der gibi olağan dışı renklere sahip olmaları.

Yalnız irisinden güzel çorba oluyor

Hidden Content

    Give reaction or reply to this topic to see the hidden content.
/emoticons/smile@2x.png 2x" width="20" height="20">

Şu ana kadar hiç çarpılmadım bu trakonyaya,ama iskorpit hafif dokunmuş ve bir hafta sol tarafım tutulmuştu

Hidden Content

    Give reaction or reply to this topic to see the hidden content.
/emoticons/smile@2x.png 2x" width="20" height="20">

Aman dikkatli   olalım. 

Share this post


Link to post
Share on other sites

Halil Bey Merhaba

İlgi  ve ifadeleriniz için teşekkürler

Saygı ve selamlar

Share this post


Link to post
Share on other sites

Facebook ta bir arkadaşın paylaştığı gönderisi....  dragonya zehirlenmesine acil müdahale de pratik bir çözüm sunuyor... hastaneye yetişene kadar yapılabilecek ve önleyici bir müdahale....

 

'' Arkadaşlar  herhangi bir dragonya sokması ile karşılaşırsanız hiç zaman kaybetmeden dikenin girdiği yere ayağınızı yada elinizi yakmayacak şekilde çakmak tutun bu işlem zehirin o bölgede toplanmasını sağlar. bölgeyi sıkın ve zehirin dışarı çıkmasına çaba gösterin.

Hastaneye gidin ve gerekli muayene ve tedaviyi olun. Ertesi gün birşey kalmadığını göreceksiniz. Şahsen ben bu duruma maruz kaldım ve yaşlı bir balıkçı bana bu uygulamayı yaptı. Sonuç şaşırtıcı ama gerçek... !!

Share this post


Link to post
Share on other sites

Facebook ta bir arkadaşın paylaştığı gönderisi....  dragonya zehirlenmesine acil müdahale de pratik bir çözüm sunuyor... hastaneye yetişene kadar yapılabilecek ve önleyici bir müdahale....

 

Ramazan zaten konunun içeriğinde (ilk mesajda) bulunan mudahale ile hemen hemen aynısı...

Ben kendini ister usta ister amatör gören her balıkçının çantasında Anti histaminik (alerji ilacı), bulunması yönünde ısrarcıyım.

Bu işler şakaya gelmez 5 tl için bu acılar çekilmez.

 

Yok ben ilaç almam herşey nasiptir diyen varsa ister ısıtır isterse bir şişeye işeyip idrarını yaralanan bölgenin üzerine döker.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Arkadaşlar yazılan yorumların hepsi de doğru...Hepsine de katılıyorum.  İşin espirisi ve kesin çözümü KESİNLİKLE ISI.Bunun nedeni ve bilimsel açıklaması ısı zehrin protein yapısını bozuyormuş.

 

  Geçmiş bir tarih.İzmir-Çeşme dalyan limanındayız.Eskiden oraya pek gider ve liman için dip kıbrısa sarılmış sardalye ile güzel kefal ve levrekler denk gelirdi.Gece liman içinde kıyı avı yapıyoruz.Oltama bir adet bayağı iri bir ebatta koca ağızlı bir adabeyi (iskorpit) denk geldi.Bayağı da yakışıklı.Kıyamadım.Ve elimdeki pens yardımı ile iğneyi kurtardım.Ve garip ölmesin diye de ayığmdaki kışlık bota güvenip ayağımın içi kısmı ile onu iktirerek suya attım.Ve şap diye de suya düştü.,,

Hidden Content

    Give reaction or reply to this topic to see the hidden content.
/emoticons/smile@2x.png 2x" width="20" height="20" />

 

  Aha ne olduysa ondan sonra oldu.

Hidden Content

    Give reaction or reply to this topic to see the hidden content.
 Ayağımın yan kısmında bir anda sıcaklık hissetim.Ama garip bir sıcaklık.Sanki etime sigara basmışlar gibi garip bir sıcaklık ile ağrı arası bir şey.

 

  Orada av yapan abim var.Bir de hatırladığım kadarı ile komşumuz Nafi abi var.Bir gariplik olduğu hissettim ve seke seke hemen limanın içinde taşların önündeki kaldırım gibi yer oturarak botumu ve çorabımı çıkartarak ne oldu onu anlamaya çalışıyorum.İnce ince kan sızıyor.Ama belirli belirsiz.

 

  Ve  Allah sizi inandırsın, dakikalar içinde o bölgeden yukarıya doğru bir ısı yayılmaya başladı.Ama garip bir his.Hani sek viskiyi içerken nasıl boğazımızda geçtiği yerleri yaka yaka miğdeye iner ya...

Hidden Content

    Give reaction or reply to this topic to see the hidden content.
 Aynı öyle bir his.

Hidden Content

    Give reaction or reply to this topic to see the hidden content.
 İlk önce ayak bileğimi sıkmaya, daha sonra da daha yukardan bir yerden tutmaya ve olmadı bu defa da baldırımdan çift elle sıkarak damarlarımdan akan o şeyi durdurmaya çalışıyorum.Durması imkansız.Milim milim ilerliyor.

Hidden Content

    Give reaction or reply to this topic to see the hidden content.

 

  Benim garip garip şeyler yaptığı gören bilader yanıma geldi.Hayrola diye.Ona ben iyi değilim.

Hidden Content

    Give reaction or reply to this topic to see the hidden content.
 Çabuk şu karşıdan askerlerden sıcak su, çay vs bul dedim.(Eskiden oraya gidenler bilir.Liman mendireğinin orada, küçük bir yapı ve içinde de sahil güvenlik birimi askerleri var.)

 

  Bilader gelinceye kadar eskiden kullanmış olduğum takım çantasını boşalttım ve içinde artık zonklayan ayağımı koyarak başladım beklemeye.Bu arada damarlarımda ilerleyen zehir ta kalp kasıma kadar ulaşmış ve tarif edilemez bir acı ile adeta oraya yerleşmişti.Nefes alıp veriyor, ama acaip zorlanıyorum.Soğuk soğuk terler döküyorum.

 

  Askerlik yapanlar bilir.Askerlerin kullandığı metal bardaklar vardı eskiden.Su veya çay bardağı diye kullanılır.3-4 dakika sonra biladerim elinde metal bardakta bişr bardak sıcak su getirdi.Ve benim dök dememle birlikte sıcak suyu ayağıma yavaş yavak dökmeye başladı.

 

  Allahı m ayağım sıcak su ile haşlanırken bende bir huzur sormayın. 

Hidden Content

    Give reaction or reply to this topic to see the hidden content.
/emoticons/smile@2x.png 2x" width="20" height="20" /> Sıcak su anında zehrin etkisini sıfıra indirdi.Geriye sıcaktan haşlanmış bir ayak kalsa da ben buna çoktan razıydım.

Hidden Content

    Give reaction or reply to this topic to see the hidden content.
/emoticons/smile@2x.png 2x" width="20" height="20" />    Sözün özü, sıcak su o an biz bulamazsaydık ben kesin hastanelik olurdum.Bunun ilacı ısı.   

Share this post


Link to post
Share on other sites

Gelmiş geçmiş olsun abi....  desene ayağımızdaki bota falan güvenmek yok

Hidden Content

    Give reaction or reply to this topic to see the hidden content.
/emoticons/smile@2x.png 2x" width="20" height="20"> :)

Hidden Content

    Give reaction or reply to this topic to see the hidden content.
/emoticons/smile@2x.png 2x" width="20" height="20">

Share this post


Link to post
Share on other sites

merhaba,

 

biz de bu yaz babamla balık tutmaya çalışırken babam bunun yavrusundan çekti. tabi eline almadı, "bu ne? tehlikeli bi şey olmasın?" diye bakıyordu. ama küçük olduğu için (

Hidden Content

    Give reaction or reply to this topic to see the hidden content.
kadar filandı) trakonya olduğunu anlamadı. ben de o an "sen alamıyosan ben alayım bab" diyerek gaza getirince olan oldu :( (blöf yapıyordum)

 

bayağı iyi ağrımış, parmağını sıcak suda tuttu. 

 

iyi bir tecrübe oldu. balıkla şaka olmazmış!

Share this post


Link to post
Share on other sites

Allah beterinden saklasın.... biraz büyüğüne denk gelseymişsin unutulmaz bir tecrübe yaşarmışsın 

Hidden Content

    Give reaction or reply to this topic to see the hidden content.
 

Hidden Content

    Give reaction or reply to this topic to see the hidden content.
 

Hidden Content

    Give reaction or reply to this topic to see the hidden content.
 

Hidden Content

    Give reaction or reply to this topic to see the hidden content.
 

Hidden Content

    Give reaction or reply to this topic to see the hidden content.
 

Hidden Content

    Give reaction or reply to this topic to see the hidden content.
 

Hidden Content

    Give reaction or reply to this topic to see the hidden content.

Share this post


Link to post
Share on other sites

abi yine yasadik, acik saglik ocagi filan bulduk. nobetci doktorun konuyla ilgili bilgisi olmadigini filan ogrendik aci aci:) sonra internet yardimci oldu, protein bazli zehir oldugunu, sicagin iyi gelecegini okuyup uyguladik.

 

gazima gelmedi dedigine gore ama biraz da olsa gazima geldiyse diye suclu da hissettim kendimi. hala da hissediyorum sanki.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bu balık işi böyle suçlu hissetme kendini

Hidden Content

    Give reaction or reply to this topic to see the hidden content.
/emoticons/smile@2x.png 2x" width="20" height="20">

 

Baban iyi düşünmüş aslında bu ne tehlikeli falan mı acaba diye... Aslında bilmediğin hiç bir balığa direk dalmamak lazım... 

 

Tehlikeli balık olayını şöyle düşün... Eğer bir balıkta fazladan yüzgeç-diken gibi çıkıntılar varsa orada bir hainlik vardır... Bilmiyorsanız bile en azından dikenlerine dokunmamaya çalışın...

 

Birde balon balığı var sularımızdaki sayısı hızla artıyor... Onada dikkat edin... çok zehirli olmakla birlikte kerpeten gibi de ağzı var....

 

Share this post


Link to post
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Sign in

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now

Sign in to follow this  

  • Recently Browsing   0 members

    No registered users viewing this page.

×