Jump to content

nurideniz

Balıkçı
  • Content count

    15
  • Joined

  • Last visited

  • Days Won

    5

nurideniz last won the day on May 13 2017

nurideniz had the most liked content!

About nurideniz

  • Rank
    Çımacı
  • Birthday 07/27/1949

Ekstra

  • Adınız Soyadınız
    nuri deniz
  • Katıldığınız Şehir
    İstanbul
  • Kan Grubunuz
    0 Rh (+)
  • Tercih Ettiğiniz Avcılık Tekniği
    Hepsi
  1. Tüm balıkçı gemilerinde 1 veya 2 adet olarak bulunan bu cihazlar, denizin 2000 metre deriniklerine kadar olan mesafelerdeki tüm balıkları rahatlıkla tesbit ederler ve çoğunlukla arzuya göre değişmekle birlikte sarı - kırmızı renklerden oluşan bir görüntü olarak ekrana yansıtan elektronik cihazlardır. Cihazların ekran büyüklükleri arzunuza göre istek ile belirlenebilmekte ve 30cm'den 50 cm'ye kadar olabilmektedir.. Bu cihazların en önenli özellikleri, çift aynalı olmaları ( 50 /200 ) ve güçlerinin 1000 - 3000 - 10000 vat gibi enerji ile çalışır olabilmeleridir. Bizim balıkçı gemimizde 2 adet mevcut olup bir adedi 1000 vat, diğeri 3000 vatlıktır. Bu vat güçlerinden amaç dipteki balığı en net şekilde görebilme imkanını sağlamasıdır. Şöyleki 1000 vatlık bir cihaz ile dibinde orta suda yaşayan balığı algılar, çinekop gibi az miktarda olupta dibe çamura yapışmış olan bu balığı çok az alğılar. 3000 vatlık ise,tabir olarak taşın altındakini dahi gösterebilmektedir. Cihazın gücü ne kadar fazla ise, su dibindeki tüm balıkların miktar açısından görüntülenmesi de , o nisbette fazladır.. Fiyatlarıda 5 - 10 Bin TL. civarındadır. Şekilde de görüldüğü gibi çift aynalı olmasını ekranın yukardan aşağıya doğru bir çizgi ile ikiye ayrılmış olmasından anlıyabilirsiniz. Sağ bölümdeki kısım 200'lük ayna olup,sol kısımdaki ise 50'lik aynadır. Balığın ilk görüntüsü ekranın sağından başlar ve sol tarafa doğru hareket eder, görüntü her iki aynada da aynı hızda ve aynı anda kendisini gösterir... Ekrandaki balık görüntüsünün alğılanmasını ayna denilen ( Transduker)ler ile belirleriz..Bu aynalar Geminin ortasına yakın bir yerde ve omurgasına da yakın bir bölüme monte edilirler...Ve aynalar özel kablolar ile üst kattaki Ekrana,bilğisayara bağlıdırlar.... Bu cihazlar da balığın ne cins balık olduğunu belirlemek için tecrube çok önemlidir...ekranda gördüğümüz balığın palamut,İstavrit veya Hamsi olup olmadığını bizler denemelerle tesbit etmiş durumda olduğumuzdan. Hangi balık olduğunu çok rahatlıkla söyleyebiliyoruz..Bu balık bulucuların genişleme olarak avlama yarı çapı 30 kulaç bir derinlikte ortalama olarak 10 metredir diyebiliriz...Başka bir ifade ile bizim tipteki balıkçı gemileri için ifade edecek olursak genişlik, geminin genişliği kadardır diyebiliriz. Elbetteki derinlik arttıkça cihazın algılama genişliğide doğru orantılı olarak artmaktadır. Tüm diğer cihazlarda da olduğu gibi bu cihazlarında aç/kapa,Gain ve derinlik ayar düğmeleri ekranın sağ bölümünde yer almaktadır. Bu cihazlar 24 Volt ile çalışırlar. Çok rahat vede basit bir kullanımları mevcuttur. Kaynak: Nuri DENİZ
  2. Kahve renginde parlak bir deriye sahiptir.Ağızlar büyükçedir.Sıcak sevimli bir görüntü verirler. Balıkçılar tarafından umumiyetle trolle, olta ile vede gırgır ile de avlanan, eti beyaz ve çok lezzetli olan, tavuk etine benzediğinden dolayı Tavuk balığı diye de bilinen bir dip balığıdır. Yurdumuzdaki tüketimi daha ziyade taze olmakla beraber, Avrupa'da ise konserve ve tuzlanmış olarak da tüketilmektedir. Bayağı mezgit, sarı mezgit olarak bilinen en önemli çeşitleridir. Bu balıklarda çok sakin vede sitrezsiz balıklardandır. Ilıman ve oldukça soğuk denizlerde, 30-300 m arasındaki derinliklerde yaşayan, gezici balıklardır. Anavatanları Atlas Okyanusudur. Yurdumuzda ise bütün denizlerde bulunur. Kış aylarında kuvvetli akıntı sebebiyle Karadeniz'den Marmara'ya sürüler halinde göç ederler. İnce uzun gövdeli bir balık olan mezgitin boyu çeşitlerine göre 20-50 cm arasında değişir. Ağırlığı 1-2 kilogramı bulanları vardır. Gözleri iricedir. Bilinen dört türü vardır. Renkleri türlere göre değişiklik göstermekle beraber umumiyetle sırtları sarımsı kahverenkte olup renkler çok parlaktır. Geniş ağızlı olup, ağzındaki dişleri kuvetlidir. Dişi mezgitler erkeklerine nazaran daha iri olup, vücut kalınlıkları da erkeklerinkinden fazladır. Ocak ayında Sivri adasında istavrit avlarken ağımızdan 5 adet Mezgit çıkmıştır. Bunlardan dişi olanının ağırlığı 2 kilo 800 gram gelmiştir. Mezgitler, Hamsi balıkları gibi sürüler halinde yaşar. Deniz dibine yakın ve deniz dibinin çamurlu veya kumlu olduğu yerlerde besinlerini ararlar. Denizdeki küçük balık ve diğer kabuklu deniz hayvanlarıyla beslenirler. Üremeleri, kasım-mayıs ayları arasında 30 m derinlikteki sularda bıraktıkları yumurtalarla olur. Bir dişi mezgit, yaklaşık olarak 200.000 yumurta yumurtlar. Beslenmek için daha derinlere inen küçük mezgit sürüleri beslenme dönemlerinin sonunda tekrar toplanarak yine büyük sürüler halinde yaz mevsiminde tekrar sığ denizlere dönerler. İdeal avlanma mevsimi kış mevsimidir. Balıkçılar tarafından umumiyetle trolle avlanır. Amatör balıkçılar oltayla da avlamaktadırlar. Eti, beyaz, yumuşak ve çok lezzetlidir. Bilhassa Tava, Buğulama şeklinde tüketilmesi çok lezzetli olmaktadır.Trol ile yapılan avcılığında bu kaliteli balığın çok küçük boyda olanları da yakalanmaktadır. Bu nedenle bu balığında gelecek yakın bir zamanda soyunun tükeneceği ortadadır. Günde bir trol motoru ortalama 30 - 50 kasa arasında mezgit avlamaktadır. Şu ana kadar Tarım Köy işleri Bakanlığı bu mevzuda bir kota koymamıştır. Kaynak : Nuri Deniz
  3. Derisi parlak ve bolca pulludur.Vücudu uzunlamasına doğru hızlı hareket etmesine göre dizayn edilmiş Ülkemizde ticari amaçla avlanan balıkların başında hamsi gelir. Direkt tüketilmesi yanında yem yapılması için de fabrikalara gönderilmektedir. Bu balık çok çabuk bozulduğundan günlük tüketilmesinde sonsuz fayda vardır. Hamsi Karadeniz insanının yaşamının bir parçasıdır. Ekim ortasından Nisan ayına kadar gırgır ağları ile binlerce kasa şeklinde avlanmaktadır. Geçici pelajik balıklardan olan hamsi Engraulidae familyasındandır. Bilimsel adı Engraulis encrasicholus'tur. Füze biçimindeki gövdesi büyük ve parlak pullarla kaplıdır. Bu pullar deriye iyice intibak etmediği için kolaylıkla dökülürler. Üst çenesi alt çenesine oranla daha büyük olup ağzı geniştir. Çenelerinde çok yumuşak kadife dişler mevcuttur. Sırtı mavi, yeşilimsi ve lacivert renkte olup yan tarafları gümüşi, karnı beyazdır. Kuyruk yüzgecini ve gövdesini oynatmak suretiyle süratle hareket edebilir. Hamsi sürü halinde dolaşan korkak bir balıktır, ağzını açarak suda öne doğru yüzer. Yumurtadan henüz çıkmış balık yavruları, planktonları yer, bunlann dışında avlayabileceği başka yemi yoktur. Buna karşılık uskumru, torik, kofana, orkinos, mersin balığı, köpekbalığı ve yunuslara; su üstünde kabardıklarında martı, karabatak gibi denizkuşlarına yem olurlar. Kendilerine saldıran iri balığın karşısında sürü halinde bir araya toplanıp öbek teşkil eder ve pul bırakıp hücum eden balığa karşı suda bir perde meydana getirirler. Bu suretle kayıp vermelerine rağmen, sürüyü bir ölçüde korumuş olurlar. Tam donanımlı , gırgır gemilerinde bulunan dikey balık bulucu elektronik cihazlarla avlanırlar. Bu tür cihazların kullanılmadığı eski dönemlerde Hamsi balığı reisler tarafindan gece yakamozda ve gündüzleride kızartı şeklinde verdikleri görüntüler sayesinde yakalanırlardı. Gündüz hamsi sürüleri akışları sırasında büyük balıkların saldırısına uğrayıp denizde muazzam bir kütle meydana getirirler. Tonlarca balığın bu şekilde bir araya gelip sıkışması ve kabarması sonucu denizin üzerinde koyu siyah bir renk belirir. Deniz kuşlarının devamlı suya çakılmaları ve denizin rengi, balığın yerini belli eder. Buna kızartı denir. Reislerde bu durum karşısında Mola ederek balığı avlarlar. Azak Denizi'nden Doğu Karadeniz ve Kafkasya sahillerine , Ekim ayında inen hamsi sürüleri kışı sahile yakın, 100-150 metre veya daha derin çukurlarda geçirirler. Nisan ortasında havaların ısınmaya başlamasıyla beraber yumurta dökmek üzere tekrar Azak Denizi'ne dönüş yaparlar. En fazla dört yıl yaşayan hamsilerin Karadeniz'de üremeleri mayıs ayından ağustos sonuna, Marmara ve Akdeniz'de ise mart ayından , Haziran ayına kadar sürer. Bir dişi hamsi ortalama 40-50 bin yumurta döker. Hamsi sürüsünün davranışı beslenme yöntemine göredir. Sürü ileriye doğru yüzdüğü takdirde öndekiler besini alır, arkadakiler aç kalır. Onun için bir süre sonra öndekiler iki yana dönüp sürünün gerisine giderler. Böylece hepsi sırayla beslenirler. Bu yöntemin sonucunda sürü, bir "damla" biçimini alır. Bu nedenle de balık bulucu cihazlarımızda vede Sonarlarımızda devamlı olarak değişik şekiller verirler. Planktonlar yoğun olduğu zaman ise öndekiler yelpaze gibi açılır ve sürü "oval" bir şekil alır. Bu oval şeklin uzun ekseni ilerleme çizgisiyle dik bir açı teşkil eder. Sürünün yüzdüğü derinlik planktonun hareketine bağlıdır. Gündüzleri yüzeye çıkıp geceleri aşağıya inerler. Hamsilerin ortalama boyları 12 cm.'dir. 18-20 cm.'e kadar olanlarına rastlanır. Kışın 100-150 metre derinliklere inebildikleri gibi yazın su yüzeyinden, 20 metreye kadar değişik derinliklerde yüzerler. Sıcak, ılıman ve soğukça olan bütün denizlerde bulunurlar. Yağlı , çok fosforlu, çok lezzetli eti olan hamsinin ızgarası, tavası, buğulaması, haşlaması, içli tavası, pilavı gibi kendine has çeşitli yemekleri yapılır.Mutlaka günlük tüketilmelidir. Hamsiler denizlerimizde yaşadıkları bölgenin etkisinde kalarak değişik şekillerde göçlerini yaparlar. En kesif Hamsi sürüleri Karadeniz'de bulunur. Yaşadıkları bölgelere göre de üç bölüme ayrılırlar: 1. Azak Denizi ile Doğu Karadeniz arasında yaşayan hamsiler 2. Batı Karadeniz hamsileri 3. Marmara'da yaşayan hamsiler Aynı familyadan olmalarına rağmen boy ve göçleri açısından Doğu Karadeniz, Batı Karadeniz ve Marmara hamsileri birbirinden farklıdır. l. Doğu Karadeniz Hamsisi Azak Denizi'nden Samsun'a kadar inen deniz kuşağında yaşayan hamsiler ortalama 11 cm. boyunda olup Batı Karadeniz hamsilerinden biraz daha küçüktürler. En büyüklerinin boyu 15 cm.'dir. Burnu daha küt, gözleri daha büyük, kafası daha kısadır. Eylül sonlarında deniz sıcaklığı +10 dereceye indiğinde Azak Denizi'nden Doğu Karadeniz sularına doğru göçe başlarlar. Bu sırada yağlı ve çok lezzetlidirler. Bir yaşını tamamlamış olan bu sürüleri ekim ortasında daha yaşlı, iki-üç ve dört yaşında ve daha iri boyda olanlar takip eder. Doğu Karadeniz sahillerimizde ekimin ikinci haftasında hamsi avı sezonu açılır. Hamsi gırgır gemileri denize açılmadan önce kurbanlar kesilir, dualar okunur ve kurban kanı takımın ana ve yedek motoruna sürülür. Av gece geç saatlere kadar devam eder. 2. Batı Karadeniz Hamsisi Sinop'tan, Trakya sahillerine ve İğneada'ya kadar olan bölgede yaşayan Batı Karadeniz hamsileri, Doğu Karadeniz hamsilerine oranla daha iridir. Boyları 18 cm'ye kadar ulaşır. Kasım ortalarından itibaren Trakya sahillerine ve Marmara'ya doğru göç ederler. Akış sırasında torik, palamut ve kofana gibi büyük balıklar hamsi sürülerini İstanbul boğazına doğru sürerler. Bogaz mahallinde gırgır ağlarıyla avcılığı yapılan hamsilerin İstanbul Boğazı'na girdikten sonra da ığrıp, manyat ve tarlakoz ağlarıyla Sarıyer, Çubuklu, Bebek, Çengelköy ve Kireçburnu sahillerinde avı devam eder. Bu akış şubat ortalarına kadar sürer. Adalar civarı, Gemlik Körfezi, İzmit ve Bandırma'nın derin sularına çekilip kışı geçirirler. Bu devre içinde aynı sulara giren ve kışlayan orkinos balıklarına da yem olurlar. Nisan sonlarında derin suları terk edip İstanbul Boğazı'ndan geçerek tekrar Karadeniz'e yumurta dökmek üzere akış yaparlar. Su seviyesinden 20 metre kadar derinliklere yumurta dökmeleri mayıs-eylül ayları arasındadır. 3. Marmara Hamsisi Marmara'ya yerleşmiş olan bu hamsi sürüleri göç etmezler. Batı ve Doğu Karadeniz hamsilerine oranla daha küçüktürler. Kışın Gemlik, Bandırma ve İmralı açıklarında gırgır ağlarıyla avları yapılır. Zaman zaman yaz ortasında sardalya sürülerine de karışırlar. Hamsinin oltayla avı yapılmamasına rağmen Boğaz'da tesadüfen çok ince ve küçük çapari takımına atladıkları olur. Şayet olta takımı yapılması gerekiyorsa parlak beyaz iğne yerine sinek iğnesiyle ve beyaz tüyle çapari hazırlanırsa daha iyi sonuç alınmaktadır. Tüm bunlara karşın olarak, Tarım ve Köy İşleri bakanlığının Hamsi balığının geleceğini düşünerek koyduğu bir kota ile hamsi koruma altına alınmaya çalışılmaktadır. 1380 sayılı kanunun ilgili maddeleri gereğince avlanan hamsi balığının minimum boy uzunluğu 9 santimetre olarak belirlenmiştir. Ayrıca sevk için maksimum 12 kilo kapasiteli Köpük ve tahtadan mamul kasalar kullanılmaktadır. Kasalardaki miktar kontroller sırasında verilen rakamdan fazla çıkarsa balıkçı reisine milyar lira tutarında para cezası verilmekte ve balık avcılığından 7 gün men edilmektedir. Ayrıca Hamsilerin avlanmasında kullanılan Hamsi ağının göz açıklığı minimum 6 mm'den başlar. Bunun için her yıl sezon başında Su ürünlerinden ilğiler gelip ağlarımızın kontrollerini yaptıktan sonra bizlere birer rapor verir. Bu raporda ağın göz mesafesi ve günlük tutulacak Hamsi balığının kasa olarak miktarı belirtilir. Örnek: 700 - 1000 kasa gibi/ günlük. kaynak: nurideniz
  4. Gümüş Balığı

    Kemikli bir balıktır. Denizlerimizde Gümüş ağı denilen ağ ile avlanır.Eti lezzetli olup.Tavası daha lezzetlidir. Denizlerimizde yaygın olan Gümüş’ün Sapanca, İznik ve Köyceğiz göllerinde yaşayan bir turu dür. Sıcak sularda böcek, larvalar, ve sualtı hayvancıklarıyla beslenerek yaşar.Mayıs-Eylül arasındaki üreme devresinde yaklaşık 600 yapışkan yumurtasını kumlu, çakıllı zeminlere bırakır. Su yüzeyine yakın sürü halinde dolaşırken su kuşlarına yem olur.Eti yenebilir. Daha çok balık üreticiliğinde yem veya balık unu endüstrisinde değerlenir. Sırtı yeşilimsi sarı, yan tarafı kül rengidir.Böğründe boydan boya ve 1-3 pul genişliğinde , çok parlak gümüş renkli bir çizgi bulunur. Plankton ve küçük balıklarla beslenir. Akdeniz'de ve Karadeniz'de yaşar. Eti lezzetlidir. kaynak.nurideniz
  5. 1 -En verimli balıkçılık güneş doğarken ve batarken yapılan avcılıktır. 2-Güneş ışığının dikey durumuna geldiğinde balık oltayı gördüğü gibi yemi de gördüğünden çok uyanık davranmaktadır.Bu nedenle en verimsiz avlama zamanıdır. 3- Gece bilhassa sandal ile giderken balıklar su üzerine uyumak için çıktıklarından dolayı zarganada olduğu gibi kepçe ile de yakalanmaktadırlar. 4- Işıkla avcılık yasak olmasına rağmen kaçak olarak yapılmaktadır..En verimli avlanma yoludur. 5- Gece olta avcılığında mutlaka fosforlu Rapalanın kullanılmasını öneririm. 6-Gece balıkların kıyıya yaklaşmasının nedeni içgüdüsel olarak kendilerini garanti altına almasından kaynaklanmaktadır. 7- Gece bilhassa ayın olmadığı sakin zamanlarda balıklar uyumak için su üzerine çıkarlar.Ancak fosfor oluşturduklarından dolayı ağ ile avlanan balıkçılara av olurlar. 8-Denizin en verimli olduğu zamanlar kuzey rüzgarlarının estiği zamanlardır. Lodoslu havalarda avcılık imkansız bir hale gelmektedir. Balıklar sıcak rüzgarları sevmezler. 9-Yengeçler uyumak için geceleri taşların, kayaların üzerilerine çıkarlar. 10- Uzatma ağları ile avcılık bilhassa gece yapılmaktadır. Ve çok da verimli olmaktadır.Palamut avcılığında olduğu gibi.. kaynak:nurideniz
  6. Misina Nedir?

    Misina, cam gibi saydam, daha ziyade balık avcılığında kullanılan ve genellikle sentetik bir ip olan fevkalade sağlam karakterde, plastiğin yan kolunu oluşturan Poliamid denilen kimyasal bir maddedir. Teknik olarak misinaya Mono flamentte denilmektedir. Misinalar; genellikle 10- 15- 20- 25- 30- 35- 40- 45- 50- 55- 60- 65- 70- 75- 80- 90- 100 numaralar ile isimlendirilmiş olup, 0.10 mm kalınlığından 1.00 mm kalınlığa kadar kalınlıklarda imal edilmektedirler. Numaralandırmada veya balıkçılar arasında değişik okuma ifade edilme biçimleride bulunmaktadır. Örneğin 20 sayısı 0.20 mm'ye, 60 sayısı 0.6 mm'ye vb. karşılık gelmektedirler. Misinalar çoğunlukla beyaz renkte olmakla birlikte mavi, sarı, siyah, yeşil ve pembe renklerde de imal edilmektedirler. Balık avcılığında misinanın rengi, oltanın kullanılacağı suyun özelliklerine ve avlanacak balığın türüne göre seçilmelidir. Teknik özellikleri bakımından, çok dirençli, sağlam ve de şeffaf oluşları en önemli özelliklerini gösterir. Ancak çok sağlam oluşlarına karşılık en ufak bir ateş karşısında anında siyah bir duman ve pis bir koku salarak erirler ve soğuduklarında ise uç kısımlarında sert bir siyah nokta meydana getirirler. Piyasada plastik makaralarda ve de halka şeklinde sarılı olarak naylon torbalarda ambalajlı olarak satılmaktadırlar. Kullanım alanları olarak misinalar kalınlıklarına (çaplarına) göre değişik işlerde kullanılmaktadırlar. Örneğin; Hazır giyim, brode, dokuma, dar dokuma, triko ve nakış gibi. Kaynak: NuriDeniz
  7. Karagöz Balığı

    Karagöz Balığı: Karadeniz bölgemizde ve bilhassa Ege, Akdeniz ve Marmara denizinde, dolayısıyle kıyılarımızda bulunan, gözlerinin siyahlığı ile tanınmış olan, 3 kulaç (6mt.) ile 200 kulaç (360mt) derinliklerinde yaşamayı seven yumuşak huylu, sivri burunlu, 40 cm.'ye kadar büyüyebilen, sürüler halinde yaşayan, gerektiğinde beslenmesi ve üremesi için oldukça uzun mesafelere göç edebilen bir derin su deniz balığıdır. Deniz kıyılarının bilhassa çakıllı ve taşlıklı olan bölümlerindeki bu taşlar arasındaki bitkiler ve küçük yumuşak kabuklularla beslenirler. Fevkalade yağlı olmaları nedeni ile Izgarası harika olmaktadır. Bilhassa odun kömürü ateşinde ızgarasının lezzetine doyamazsınız. Ayrıca ılıman suların kıyılarında da yaşamayı severler. Suların sıcak olmalarından kaynaklanan durum nedeniyle bahar aylarından başlamak üzere Ağustos ayına kadar üreyebilirler. Kuyrukları lekeli ve çizgili olanına İsparoz adı verilir.Lezzetli eti ve bolca yakalanması nedeniylede yüksek bir ekonomik değeride vardır. Avlanması için kullanılacak malzemelerden misinanın kalınlığı : 0.30mm, köstek boyu : 15-20cm. İskandil kurşun ağırlığı 70-80gram olacaktır. Ancak denizin derinliği ve akıntının hızına göre ağırlık arttırılabilir. Kullanılacak olta sinek iğnesi ve 5-6 numara ve Köstek aralığı ise : 20cm olacak ve küçük boyda bir adet fırdöndü kullanılacaktır. Fırdöndü ile, Kurşun ağırlık arasındaki misinanın uzunluğunun 2 metre olması tercih edilir. Yem olarak: Palamut balığının siyah ciğeri, Ekmeğin içi(ekmek su içerisinde yumuşatıldıktan sonra iyice sıkılıp suyundan arındırılacak ve ufak yuvarlak parçalar halinde oltaya takılacaktır), boru kurdu, solucan, mamun kullanılabilir. 1380 sayılı su ürünleri kanununun 2/1 nolu sirkülerindeki 17.maddesinde de belirtildiği üzere, avlanması için gerekli olan minimum boy uzunluğunun 15cm. olması gerekmektedir. Bu uzunluğun altında avlanmaları kesinlikle yasak olup, 36. maddesin de belirtilen büyük miktardaki para cezaları uyğulanmaktadır. Bu karagöz balığının Latince adı: Diplodus sargus'tur. Bu balıklar avlandıktan sonra, satış için tahta kasalara konarak kilo olarak balık hallerine sevk edilirler. kaynak:nurideniz
  8. Spin Balık Avı Nedir? Spin balık avcılığı; kıyıdan, kayalıklardan, yol kenarlarından, At-Çek şeklinde yapılan bir balık yakalama yoludur. Bunu yaparken de kullanacağımız malzemelerin uyumlu olması şarttır. Bu durumda kullanacağınız kamışın uzunluğu , ağırlığı , ona takacağınız makine ve misinanın çapı da tamamlayıcı özelliklerde olması gerekmektedir. Kısacası bu Spin balık avcılığında , yorulmadan ve de hedeflediğiniz balığın (örneği , İstavrit ) özelliklerine göre takım düzmemiz gerekmektedir. Bunun için piyasada satışa sunulmuş yüzlerce marka ve modellerde mevcuttur. Ancak kıyıdan yapılan Spin ( At-Çek ) avcılığında önemli olan 2 husus çok önemlidir. Bunlardan birincisi kamışın hafifliği ikincisi de atarıdır. Buna göre sizi yormayacak ve kıyıdan 20 - 30 metre uzaklığa atabileceğiniz kamışı seçmeniz gerekmektedir. Bunun için ideal olan kamış boyu 2.50 cm olanı ve atarı ( mesafesi ) de 10 - 40 gram olanı tercih edilmelidir. Diğer taraftan Jigging avcılığında kullanılan kamışlar gibi burada kullanacağımız kamışların da Karbon esaslı olması şarttır. Çünkü karbon kamışa hem esneklik hem de sağlamlık katmaktadır. Diğer önemli bir konuda yukarıda belirttiğim kamış boyu ve atarına göre alacağımız makine ve misinedir. Bunun için tavsiyem 40'lık boyu olan 5+1 bilyeli ve yüksek devirli olanları uyum açısından işinizi fazlasıyla görecektir. İşin ehli olduğunuzda daha yüksek kapasiteli ( 9 +1 bilyeli ) olanlarını da alabilirsiniz. Bunun üzerine 0,30 veya 0.35mm çapında Carbon esaslı misina sardırmayı da unutmayınız. Balık avcılığın da misinanın ince olması balık yakalama açısından çok daha makbuldür. Ancak kopma çok daha çabuk olacağından ilk acemiler için misinanın kalınlığının 0.30 mm olması çok daha iyidir. Kamışımızı dolayısıyla oltamız ( Spin= at/çek ) ) imizi aldık . Geriye kalan balıkları aldatmak için kullanacağımız sahte yemlere, rapalalara ihtiyacımız olacaktır. Bu durumda 1 kiloya kadar olan balıklar için 4 - 6 cm, 2 kiloya varan balıklarda 7- 9 cm arası sert sahteler seçebilirsiniz. Eğer At-Çekimiz için silikon yemler tercih edeceksek bu durumlarda kuyruk sallayan balık tipleri ile yılan balık görünümlü olanlar kullanmayı tavsiye ederim. Bilhassa Levrek avında bu silikonlar, sırtı avında ve kıyıdan avlarda oldukça iyi netice vermektedir . Havanın kapalı, suyun bulanık göründüğü zamanlarda da daha ziyade açık renkli sahteler fevkalade iş yapmaktadır. Bu sahtelerden bazıları şöyledir. Su üstü sahteleri, orta su sahteleri ve derin su sahteleri olarak ifade edilmekte ve balık marketlerinde satılmaktadır. Böylece her şeyimiz avcılığımız için hazır vaziyette. Şimdi istediğiniz deniz ve göllerde at çek yapabilirsiniz. Şunu unutmayınız ki esas avcılık sabah erken saatlerde ve akşam üstü güneş batarken olmaktadır. Rast gelsin.. Kaynak: Nuri Deniz
  9. Rkacar...elinize emeğinize sağlık.. Bu güzel paylaşım için teşekkürler..
  10. Elinize emeğinize sağlık nickname.. Bu güzel paylaşım için teşekkürler..
  11. Övünç bey kardeşim; elinize emeğinize sağlık.. Bu güzel paylaşım için teşekkürler..
  12. Avcılık Tiplemeleri - Karakterleri

    Caner arkadaşım; Bu güzel paylaşım için çok teşekkür ederim...Elinize sağlık..
×